Klasik Olimpiyadlar’ın yapıldığı süre içinde, tüm Yunan topraklarında savaşanların durduğu efsanesi, aslında gerçek değildi. Bu süre içinde, Olimpiyadlar’a gelenler ve gidenlere kolaylık gösterilir ve yol açılırken, savaşlar da devam ederdi. Ama, 20.yüzyıl’da, işler tam tersine döndü ve 1914’de çıkan I. Dünya Savaşı nedeniyle 1916 Olimpiyadları yapılamadıl. Savaş sonunda, 5-8 Nisan 1919’da 18. Toplantısını yapan IOC, savunduğu ideallere yakışmayacak bir karar aldı ve savaş’da “saldırgan” diye adlandırdıkları ülkelerin 1920 Milli Olimpiyadları’na davet edilmemesini, bu ülkelerin Millil Olimpiyad Komiteleri’nin tanınmamasını ve IOC üyesi olarak seçtikleri kişilerin de, üyeliklerinin düştüğünü açıkladı.
Bu nedenle - - Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan’ın yanında, Türkiye de Anvers’deki 1920 Olimpiyadları’na katılamadı.
O gnlerde, Türk ulusu aslında bir yaşam savaşı veriyordu ve 1920’de Olmlpyadlar’a sporcu göndermek fikri kimsenin de aklından geçemezdi. Ama, 2-6 Haizran1921 tarihinde Lozan’da toplanan 19. IOC Kongresi’nde Bulgar ve Macar IOC üyeleri yanında, Selim Sırrı’nın da, tekrardan üye olmaları ve Türkiye’nin 1924 Paris Olimpiyadları’na davet edilmesi kararlaştırıldı.
Bundan sonra, uzaklı nedeniyle katılınmayan 1932 Los Angeles, II. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamayan 1940 ve 1944 Olimpiyadları, ve Batı’nın boykot kararına uyarak gidilmeyen 1980 Oyunları hariç Türkiye tüm Olimpiyadlar’a katıldı.
Bu arada Türk sporcuları 1936’dan beri 33 altın, 16 gümüş, 15 bronz madalya kazandılar. Ve sadece 1976 hariç tüm katıldıkları Oyunlar’dan madalya ile döndüler.
Kaynak: Cüneyt E. Koryürek / Olimpiyadlar
